Bir Dizi Radyo Teleskop Orion’daki Yüzlerce Önyıldızı Belirlemek İçin Bir Araya Geldi.

Evrendeki yıldızların çoğunda gezegenler bulunuyor. Bu gezegenler, gezegen öncesi veya ön gezegen diskleri olarak olarak adlandırılan toz ve gaz halkalarında doğarlar. Çok genç yıldızlar bile bu disklerle çevrilidir. Gökbilimciler de bu disklerin ne zaman oluşmaya başladığını ve neye benzediklerini araştırıyorlar. Ancak genç yıldızlar çok zayıf ışık yayarlar ve meydana geldikleri bölgelerde onları çevreleyen yoğun toz ve gaz bulutları bulunur. Bu bulutlardaki sıkışmış yoğun maddelerin ortasında bu doğmakta olan yıldızların etrafındaki küçük diskleri, sadece son derece hassas bir dizi radyo teleskop tespit edebiliyor.

Yeni bir araştırma için, gökbilimciler hem Ulusal Bilim Vakfı’nın Karl G. Jansky Çok Büyük Dizini (VLA) hem de Atacama Büyük Milimetre / milimetre altı Dizini (ALMA) teleskopları uzayda birçok yıldızın doğduğu bir bölgeye yöneldiler: Orion Moleküler Bulutları. VLA / ALMA teleskopları Yeni Doğan Diskler ve Türleri (VANDAM) adı verilen bu araştırma ile, genç yıldız ve disklerinin bugüne kadar yapılmış en büyük araştırmasını gerçekleştirdi.

Protostar, Önyıldız olarak da adlandırılan bu çok genç yıldızlar, uzaydaki gaz ve toz bulutlarında oluşuyorlar. Bir yıldızın oluşumundaki ilk adım, bu yoğun bulutların çekim güçleri nedeniyle çökmeye başladığı andır. Bu bulutlar çöktüklerinde, dönmeye başlar ve protostar çevresinde düzleştirilmiş bir disk oluştururlar. Diskten gelen malzemeler yıldızı beslemeye ve büyümeye devam ederler. Neticede, diskte kalan son maddelerden de gezegenlerin oluşturması beklenir.

Yıldız oluşumunun bu ilk aşamaları ve bu diskin nasıl oluştuğu ile ilgili birçok konu hala belirsizliğini koruyor. Yoğun bulutlardaki yüzlerce önyıldız ve disklerindeki oluşumları izleyen VLA ve ALMA teleskopları, bize çeşitli aşamalarında gözlemledikleri eksik bazı ipuçlarını sunuyor.

Orion'daki yeni doğan yıldızlar tespit ediliyor.
ALMA ve VLA radyo teleskopları, geniş Orion Moleküler Bulutundaki 300’den fazla yeni güneşi ve bunların öngezegen disklerini gözlemlemek için bir araya geldi. Bu örnekte, ALMA genç sistemlerin (mavi renkte görülen) dış disk yapısını gösterirken, VLA iç diskleri ve bebek yıldızlarını (turuncu) gösterir. Fotoğraf: ALMA (ESO / NAOJ / NRAO), J. Tobin; NRAO / AUI / NSF, S. Dagnello

Virginia, Charlottesville’deki Amerikan Ulusal Radyo Astronomi Gözlemevi (NRAO) ve anket ekibinin lideri John Tobin, “Bu inceleme, çok yeni olan öngezegen disklerinin ortalama kütlesini ve boyutunu ortaya çıkardı”, “Şimdi bunları ALMA ile de yoğun bir şekilde incelenen eski disklerle karşılaştırabiliriz” dedi.

Tobin ve ekibinin buldukları şey, çok yeni disklerin benzer boyutta olabileceği, ancak bunların ortalama olarak eski disklerden çok daha büyük olduğu. “Yıldızlar büyüdüğünde, diskten gittikçe daha fazla malzeme yiyor. Bu, genç disklerin gezegenlerin oluşabileceğinden çok daha fazla hammaddeye sahip olduğu anlamına gelir. Muhtemelen daha büyük gezegenler bu çok yeni yıldızların etrafında oluşmaya başlıyor. ”

Mavi renkte gösterilen Orion Moleküler Bulutları, kırmızı renkte gösterilen VANDAM araştırmasında gözlemlenen önyıldızların yerleri. Görüntü: IAU; Sky & Telescope dergisi; NRAO / AUI / NSF, S. Dagnello; Herschel / ESA; ALMA (ESO / NAOJ / NRAO), J. Tobin

Yüzlerce gözlem görüntüsü arasında, dört önyıldız diğerlerinden farklı görünüyordu ve bilim adamlarının dikkatini çekti.

Ohio’daki Toledo Üniversitesi’nden ekip üyesi Nicole Karnath “Bu yeni doğan yıldızlar çok düzensiz ve kabarcık olarak görünüyordu. Yıldız oluşumunun en erken aşamalarından birinde olduklarını ve bazılarının henüz önyıldızlara dönüşmemiş olabileceğini düşünüyoruz” dedi.

Tipik (sınıf 0) bir protostar olarak tanımlanabilmesi için, yıldızların sadece etrafını çevreleyen düzleşmiş bir diski olması yeterli değildir. Aynı zamanda etraflarındaki yoğun bulutları (ters yönde toparlayarak) gözle görünür hale getiren bir taşmaya da sahip olması gerekir. Bu taşma önemlidir çünkü yıldızların büyüdükçe kontrolden çıkmasını önler. Ancak bu taşmaların tam olarak ne zaman gerçekleşmeye başladığı ise astronomide şu an cevapsız bir sorudur.

Hem ALMA hem de VLA tarafından sağlanan enfes çözünürlük ve hassasiyetteki incelemeler, bu araştırmadaki önyıldızların hem iç hem de dış bölgelerini ve disklerini anlamak konusunda çok yardımcı olacak. ALMA, önyıldızların etrafındaki yoğun tozlu materyali ayrıntılı olarak inceleyebilse de, VLA’dan daha uzun dalga boylarında yapılan görüntülemeler, güneş sistemimizden daha küçük ölçeklerdeki çok genç önyıldızların iç yapılarını anlamamız açısından gerekliydi.